Ya Korku Sadece Bir Yalansa?


 

Aslında gerçekte hiçbir şeyden korkmuyorsun… Korkuyla oyalanmayı seçen sensin… Kendini gerçekleştirmen için hayatına yerleştirdiğin en büyük durdurucudur belki de korku.. Biraz daha oyalanmak, biraz daha rolünün içindeki duyguları yaşamak ve “yapamamayı” deneyimleyebilmek için kendine söylediğin bahanelerden biridir. Bunu seçen sensin… Ya da bir sorunla, bir problemle oyalanmayı seçen sensin… Örneğin; çok korktuğuna karar verdiğin bir durumla karşı karşıyayken, tam da o an ilgini ve dikkatini çekecek bir başka durumla karşılaştığında, öteki durumla ilgili korkun yok olur… Çünkü artık daha önemli kıldığın başka durumla öylesine meşgulsündür ki korktuğun şeye karşı o an nötrsündür.

Her konu aynı şekilde birer oyalanma aracıdır… Bir kısır döngü gibi, aynı ya da benzer konularda farklı şekillerde gündem oluşturur ve kendimizi ve hayatımızı da oralara kilitleriz… Böylece durumları, olayları ve kişileri tanımlayabiliriz, analiz edebiliriz, sonuçlandırabiliriz ve bu kararlarımızla da seçimler yapabiliriz.. Böylece “gerçeklikten” ve “kendimizden” yeteri kadar uzaklaşabiliriz. Sınırlı, kısıtlı, küçük yaşamlarımızda oyalanmaya devam ederiz… Biz bunu seçiyoruz…

İnsan öyle yüce, öyle güçlü, öyle O’ndan bir varlıktır ki… Öyle sonsuz ve sınırsız potansiyellere sahiptir ki… Yine de küçük olmayı seçer… Kendi gücünü, varlığını kabul edemez… Gücünün ve varlığının sorumluluğunu almamayı seçer… Gücünü hep dışarıya verir ki, kendini küçük yapabilsin… Korku, kaygı, endişe, nefret, öfke, yargı, kurban rolü,…gibi haller hep bu yüzdendir… Hep oyalanma araçları olarak kullanmışızdır. İşin ilginci, hem bu rollere girer, hem de “aydınlanma” ve “uyanma” peşine düşeriz… Uyanışın, ulaşılması en zor durum olduğuna karar veririz. Oralara ulaşmak için 40 fırın ekmek yememiz gerekiyordur… Aslında zaten uyanıksındır… Her an… Daima… Sadece zihninin bu gürültülerinden, oyalanma araçlarından gerçeği duyamıyorsundur… İç sesini dinleyemiyorsundur… Tutunduklarını bırakamıyorsundur… Zihninin oyunlarından varlığının oyun sahasına geçemiyorsundur… Uyanış, varılması gereken bir nokta değil, zaten hep olduğun yerdir. Her an seninle, an’da…

Zihninin küçük oyunlarında oyalanmayı, kendini minik, Dünya’yı dev yapmayı seçmeye devam edebilirsin… Zihninin minik kutucuklarında yaşamına devam edebilirsin… Oyalanmayı seçmeye devam edebilirsin… Ya da zihninden özgürleşebilirsin… Varlığının oyun sahasına geçebilirsin… An’da yaşayabilirsin… Kendi gücünü ve bu gücün sorumluluğunu eline alabilirsin… Her şey sadece bir seçim…

Duygu Şen Aytaç

Mart 29, 2021
Access Bars Eğitimi
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipisicing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua. Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation ullamco laboris nisi ut aliquip ex ea commodo consequat. Duis aute irure dolor in reprehenderit in voluptate velit esse cillum dolore eu forum.