Farklı Bir Şeyi Denemeyi Seçmek...


 

Birilerinin bir şeyleri bizden daha iyi bildiği bilgisiyle büyü(tül)dük... Anne, baba, ailenin daha da büyükleri, ekonomi uzmanı, ilişki uzmanı, doktorlar, devlet yöneticileri,... Ne zaman, onların “doğruları”nın dışında bir şey yapsak ya da söylesek kabul görmedik... Bizler, her zaman birilerinin boyunduruğu, birilerinin “doğru” ve “yanlış”ları altında, yaşamlarımızı sürdürürken “köleleştirildiğimizi” algılayamadık... Kendimizden koparıldığımızı algılayamadık. Bu yüzden kendimizi dışarıda arar olduk… Birilerinin fikirleri, doğruları, inançları, bakış açıları bizimkilerden daha değerli ve de önemli oldu... Değersizleştirildiğimizi algılayamadık... Peki, tüm bunlar gerçekten doğruysa neden mutsuzuz? Arayıştayız? Bir türlü iyileşemiyoruz? Her birimiz zengin hayatlar sürmüyoruz? Kendimizle, Dünya’yla, doğayla, bedenlerimizle,.. barışık değiliz? Neden hala savaşlar var? Madem sistem doğruysa ve her birimiz bunu kabul ettiysek?!Ya biz devamlı kişileri sorumlu tutarken aslında sistem doğru değilse?

Tüm bunlar mantıklı zihnin çözüm sistemleridir... Peki, gerçekten neye çözüm oldular bizi bizden uzaklaştırmak dışında?

Tüm bunlar neye ve de kime hizmet ediyor? Korkuya, kaygıya, endişeye, seni gücünden uzak tutmaya, seni kontrol etmeye??? Kime fayda sağlar? Kontrolü elinde tutmayı isteyenlere... Bir fotoğraf görmüştüm; bir fil, minicik bir kazığa tek bir ayağından zincirle bağlıydı... Filin kendi gücünden haberi yoktu... O, minik zinciri kırabileceğine inanmıyordu, hatta bilmiyordu bile... İstese, onu, o zincirle o minik kazığa bağlayanları, tek bir ayağıyla ezebilecek kadar güçlüydü. Ama o, bunu bilmiyordu...

Fark et; içinde, zihninin ötesinde, hayal dahi edemeyeceğin kadar büyük bir güç var.. Hiç kimse senden daha büyük değil... Para da, hastalıkta, politikacılarda,... Senden daha iyisini bildiğini iddia edenler de... Yüzyıllardır mantıktan, kimlikten, etiketlerden, sınırlardan, bize her konuda dayatılan “listelerden”, olması gerekenlerden işlev gösterdik... Bir kere de farklı bir şey yapmayı denesek? Mantık dışı, tanım dışı, etiketsiz, kimliksiz, yargısız, zihin dışı, sadece an’dan işlesek ama an’lamaya çalışmadan… Bu ne yaratır?

Duygu Şen Aytaç