Sen mi Hayatı Yönetiyorsun, Hayat mı Seni Yönetiyor?


 

Sen hayatını değil, hayat seni mi yönetiyor? Ağır mı gelmeye başladı her şey? Baş edemediğine mi karar verdin? İlişkilerinin, sağlığının, para realitenin senin dışında mı oluştuğuna karar veriyorsun? Bir gün öyle, bir gün böyle misin işte? Eğer öyleyse; ağaçtan kopan bir yaprak gibisin.. Dış etkenler seni nereye götürürse oraya giden... Gücünün, kontrolünün olmadığına karar veren... Rüzgarı, yağmuru, fırtınayı, çamuru kendinden büyük yapan ve hatta suçlayansın... Yani; gerçekten, kendin için “seçim” yapmayansın... Kendi adına yapman gereken seçimleri evrene bırakansın... “ Öyle olsa çok güzel olur, seçtim o zaman, hadi bakalım” diyerek seçim yaptığını zannedensin aslında sadece hayal kurmakla meşgul olurken... Eğer, kendi oyunun baş kahramanı olmayı istiyorsan artık, çıkman lazım “acizlik” rolünden... Çıkman lazım “kurban” rolünden... Gücünü, ne pahasına olursa olsun, eline alman lazım.. Var olman lazım artık... Ben de varım Dünya demen lazım... Her an, en ufak şeyden en büyüğüne kadar “olmazsa olmaz” enerjisiyle “ yine de olmamasına da gönüllülükle” kendi seçimlerini yapman lazım... Orası, kabuğunu kırdığın ve gücünü eline aldığın yer olacak... Orası artık sorumluluğunu aldığın yer olacak... Orası, kendi gerçeğine uyandığın yer olacak...

Yaradan seni, kurban olasın, acılar çekesin diye mi var etti? Yoksa, yarattığının tüm mucizelerini açığa çıkarıp, beyan etsin ve hep neşeyle, ihtişamla tadını çıkarsın ona bahşettiği Dünya’da diye mi?

Artık kendi seçimlerini yapma ve adım atma vaktin gelmedi mi??

Artık tüm hayallerini, gerçek bir seçime dönüştürüp, oluşturma vakti... Adım atma vakti...

Duygu Şen Aytaç