Taraf(sız) Olmak


 


Neden illa bir yere, bir gruba, bir takıma, bir partiye, bir görüşe, bir bakış açısına, bir inanca sahip ve ait olmamız gerekiyor hiç düşündünüz mü? Neden tüm bunlar bize dikte ettiriliyor? Sistemin tamamı bunun üzerine kurulu… Çünkü sen bir taraf olursan her zaman başka bir taraf olur… O zaman bir diğeri olur, o zaman dışlayabilirsin, yargılayabilirsin, öfkelenebilirsin, kızabilirsin, savaşabilirsin, kavga edebilirsin ve hatta “can” alabilirsin… Eğer can aldığın taraf toplumda birilerinin çıkar tarafıysa alkışlanırsın yani “doğru” olursun… Değilse “yanlış” olursun ve hayatın zindanlarda geçer ya da sen de ölürsün işte… Hangi bakış açısına, inanca göre? Kimlerin çıkarlarına göre belirleniyor tüm bunlar? Ve en önemlisi; onlar sana bunu kabul ettirmek için hangi duygunu kullanıyorlar?

Taraflar tutuldu, taraftar olduk… Futbol, dil, din, ırk, ülke, siyasi parti, inanç, yargı, bakış açısı,… taraftarları olduk… Artık tuttuğumuz tarafı en iyi biz savunacaktık… Gerekirse canımızı bile verecektik kendi tarafımız için… Ve taraflar için can’lar alındı, can’lar verildi, kanlar döküldü… Nefret, kin ve öfke ise büyüdü… Taraflar sağlam kaldı ama taraftarlar yok oldu…

Bu kadar saplantılı ve sabit bir şekilde doğru taraftarlığımıza, yanlış taraftarlığımıza, iyi-kötü taraftarlığımıza, haklı-haksız,… taraftarlığımıza tutunmamızın değeri ne? Eğer bir tarafımız olmasaydı hiçbir konuda, savaşlar olur muydu? Kavgalar? Dışlamalar? Nefret? Kin? Öfke? Olur muydu?

Yaradan’ın bile tarafları var zannediyoruz… Yaradan’ı bile insani özelliklerle tanımlıyoruz… Ya Yaradan’ın hiç ama hiçbir konuda hiçbir bakış açısı yoksa? Sadece her şeyin olduğu gibi olmasının iznindeyse? Yargısızsa? O’nda alt titreşim seviyelerindeki öfke, kızgınlık, kin, nefret,… gibi alt titreşim seviyelerine ait duygular olabilir mi? O’nun bir tarafı yok… Ya senin de bir tarafın olmasaydı? Ya her şey deneyim ise? Ya sen ve hiçbir şey yanlış değilse? Ve de doğru? Ya artık tüm taraflarını, yani yüklerini bıraksaydın? Her bir taraftarlığın kime ve neye hizmet ediyor fark etseydin? Sadece sana ve bütüne hizmet etmediğini fark ederdin…

Duygu Şen Aytaç