Uyanış Başladı...

Maviliğin yoğunluğunda evlerindeki şaşkın ruh parçaları. Bir araya gelin. Korku gerçek değil. Sanal. Bir film izlediğinizi dusunun. Kendinizi çok kaptırdığınızı. Filmdeki karekterler olduğunuzu, heyecanlandığınızı, korktuğunuzu, kaygılandığınızı… film hiç bitmesin, süregelsin istediğinizi… çunku biliyorsunuz oradakilerin gucunu. Onlar göremiyorlar ama. Filmin sonunda görecekler. Ama o zamana kadar haksızlığa uğrayacaklar, acı, ızdırap ve göz yası dökecekler. Sonunda içlerindeki gucu farkedecekler. Bu size ne anlatıyor? İçindeki gucu farkedebilmek için çok fazla acı, ızdırap, kan ve gözyaşı dökulmesi gerektiğini… vee hiçbir film mutlu sondan sonra devam etmez değil mi? Çunku artık erişilmiştir mutluluğa. Devamı sanki sıkıcı olacakmış gibi bi izlenim yaratır. Ve buna inanılır. Ya bu yüzden mutlu sonları erteliyorsanız ve acı, ızdırabı seçiyorsanız? Sonrası sıkıcı olacak diye? Mucadele etmenin mutlu olmaktan daha değerli olacağını nerelerden öğrendiniz? Görebiliyor musunuz? Mutlu olunca oyunun biteceğine karar veren kim? Hayatınızda herşey tam ve butun oldugunda oyunun bıteceğı ya da sıkıcı olacağı algısı mı sizi burda tutuyor? Ya size sunulan gerçek olduğuna karar verdiğiniz bu sonucun yalan olduğunu söylesem? Buna inandırıldığınızı? Bu sanal realitede, titreşimde, boyutta oyalanmanız için size satılan bi yalan olduğunu? Sorunlarına şimdi neden tutunduğunu, neden aynı kısır döngüde yaşadığını, neden kurban, fakir, yaşlı, başarılı, başarısız, zengin, … rolu yaptıgını anlayabiliyor musun? Yapmasan ne olurdu? Eğer tüm bu yalanları artık bırakırsan, gorunenın ardındaki görünmeyeni, kendini, öz varlıgını keşfedeceksin. Yani evreni, kainatı… bu yeni birşeyler değil mi? Zaten bildiğin ama bilmiyormuş gibi yaptığın ☺️ Seni her an çağıran, seninse duymamazlıktan gelip, biraz daha oyun oynayayım, sonra gelirim diye ertelediğin ama aslında her yerde onu aradığın gerçeği… oyun bitecek ya da sıkıcı olacak yalanına inanmasaydın, gerçeğin, gerçek sen’in olduğun alanından bir an vazgeçmezdin… Ve sen, oraya gideme, gitme diyeyse herşey? Ya muhteşem maceraları kaçırıyorsan her geçen saniye? Seçim her zaman sana ait… Ama artık birileri o televizyonu kapatıyor… Uyanış başladı… Sen bu sanal realitede oyalanırken, arka planda çok hızlı çalışmalar var uyananları karşılamak, onları gerçeğe hazırlamak için…Çünku artık uyanma vakti… Ya kal bu cenderede ya da gel özgurluge…

Duygu Şen Aytaç