Ya Şimdi Sanal Realiteden Çıkma Zamanıysa?


 

Ya sandığın gibi dünya bir okul değilse? Zaten herşeyi bilen bir ÖZ’ün neyi öğrenmeye gereksinimi olabilir ki? Şimdi sadece hatırlama vakti… Aslında yaşamlarımızın bir amacı varsa o da bu sanal realiteden çıkıp, ÖZ’ü hatırlamaktır. Farkına varmaktır… Biz sanıyorduk ki acıdan, ızdıraptan, üzüntüden, dramadan, travmadan ne kadar çok geçersek o kadar güçlenicez, o kadar biz olucaz, hayatı öğrenmiş olucaz, artık daha çok kandırılamaz, yere düşürülemez, acı çektirilemez, yenilemez olucaz… Ancak her seferinde bir başka durum ortaya çıkıyor ki hiç bitmiyor bu yol. Sonra yarışır oluyoruz dramatik hikayelerimizle… Öyle ki normal yaşamın böyle olduğunu sanıyoruz… Şimdiye kadar bunun dışında bi yaşam görmemiştik ki… Bize öğretilen iyi ol, güçlü ol, kazan, ennn … oldu. Doğa üstü birşey yapan bir insan ya illüzyonisttir, ya Allah’ın özel kuludur, ya da o noktaya gelmek için dünya nimetlerinden elini eteğini çekmiş, nefsini terbiye etmiştir ve kim bilir hangi dramalardan geçmiştir… Yani çook zorlu bir yoldur… Peki ya bildiklerimizin tamamı bir yalansa? Düşünsene, sen Yaradan’ın yani bütünün parçasıyken sana içi çer çöple dolu bi çanta veriliyor. Ve sanıyorsun ki; çer çöp çok değerli çünkü herkesin çeri çöpü var 🤣🤣 Ve sonunda çerle çöple uğraşırken bir “çöp” olamadığın için kendini değersiz görmeye başlıyorsun… 🙄 Çocukken sana “sessiz, sakin” diyorlar, bu etiketi kendine yapıştırıyorsun. Yani kendini sınırlıyorsun 😊 “yaramaz” diyorlar, “yalancı”diyorlar, “sen yapamazsın” , “bari bu işi becer”, “iyisin”, “kötüsün”, “gaddarsın”, “bencilsin”, “haketmiyorsun”,…. kendini git gide daha fazla kutucuğun içine sığdırıp, daha da sınırlıyorsun … Doğduğumuz andan şu ana kadar bize yapıştırılan ve bizimde, onlar diyorsa öyledir diye kabullendiğimiz kendimizle ilgili kaç yalanın gerçekliğini her gün, her an kendimize kanıtlamaya çalışıyoruz??? Ve bizler bu konuda çok başarılıyız 🥳🥳 Bize ve durumlara yapıştırılan bu etiketler ve aslında yine bize ait olmayan ama bize ait olduğunu sandığımız kaç yüz milyon tane inanç, bakış açımız, düşünce kalıplarımız,… var? Böylece kendimizle ve dünyayla, yaşam ile ilgili sınırlamalara bakarsak, aslında ne kadar kısıtlı bi hayatımız var belki farkederiz 🙄 Her bakış açımız da seçimlerimizi dolayısıyla hayatımızı yarattığına göre neden farklı insanlarla aynı sorunları yaşadığımızı ya da sağlık, para… farklı şekillerde ya da zamanlarda problemlerini sürdürmeye devam ettiğini farkına varabiliriz. Peki şu çantadan kurtulsak, atsak bi kenara… Gerçekte olduğumuz alandan işlev göstersek, yani; yargısız, hiçbir şeyi dışlamadan, herşeyi olduğu gibi, olduğu haliyle kabul etsek, herhangi bir olay, durumla karşı karşıya geldiğimizde hiç bir bakış açısı koymadan, sonuçlandırmadan plan yapmadan, hesaplamadan baksak o duruma? Böylece o durum; sahip olduğu tüm potansiyelleri, olasılıkları -sırf onu olduğu gibi sadece var olduğu gibi gördüğümüz için, sınırlamadığımız için- mucizevi bir şekilde sunsa bize hediyelerini? Ve kendimizle ilgili hiç bir bakış açımız, inancımız, etiketimiz olmasa? Şişman/zayıf, güzel/çirkin, iyi/kötü, zengin/fakir, başarılı/başarısız,… Haklı olmaya olan arzumuzu bıraksak ve kendimizi haksız yapmaya çalışmasak artık? Kaçımız, sırf bize yapamayacağımızı söylediği için, neşeyle ve mükemmel bi şekilde yapabileceğimiz şeylerden vazgeçtik? Birini sevmemiz için bile kaç tane koşulumuz var? Kaç etikete sahip olmalı sevilebilir olması için? Ve kaçımız sadece sevilmek için bize ait olmayan o etiketleri gerçek yapmak için uğraşıyoruz? Ki bu sevgi de gerçek değil, koşulsuz olmadığı sürece… Birbirimizi ve kendimizi sokmaya, sığdırmaya çalıştığımız kutucukları artık bıraksak, acaba ne muazzam ve belki de şimdiye kadar hiç görülmeyen potansiyeller ortaya çıkıcak?? Demeye çalıştığım herşey bi seçim. Ama seçimlerimizi de içine sıkışarak girdiğimiz minicik kutucuklarımızdan yapmaya devam edersek sonuçları şaşırtıcı olmaz. Kutucuklar; bizi sıkan, sınırlandıran, tek düze hayatlarımızı oluşturmaya devam ediyor ama şimdiye kadar bildiğimiz tek alan olduğu için konforlu, güvenli alanlarımız 😊 Bu kutucuklardan çıkmayı seçmek cesaret ister arkadaşım. Konforlu alandan, bilinmeyen, tanımsız alana geçmek ve yine ve yine ötesini seçmek, kendini farketmene, yaşamını istediğin gibi belirlemene, hatta hayallerinin bile ötesine gitmene adım attırır… Gerçekte olduğun eşsiz varlığı ve gerçekte olduğun sihri hatırlaman için kutudan çıkma vakti ✨ ya da konforlu alanında yaşamayı seçebilirsin yine 🌸 Seçim senin 🙏 Ve her şekilde dünyada daha önce hiç kimsenin olmadığı bi hediyesin 🥰

Duygu Şen Aytaç