Ya Zaman Yoksa?


 

Zaman kavramı olmasaydı hayat neye benzerdi?

Her şey anda olurdu

Mekan kavramı olmazdı her yerde olurduk

Düzen olmazdı program olmazdı beklenti olmazdı

Diziler müzikler olmazdı

Herhangi bir şey düşünecek vaktin (gereğin) olmazdı..

. Başlangıç ve son olmazdı

Öncesi sonrası olmazdı

Hiçbir şey anlamlı ve önemli olmazdı

Ya “ Zaman” diye bir şey yoksa? Zaman diye bir şey olmasaydı; geçmiş ve gelecek olur muydu? Her hangi bir şey anlamlı ve önemli olur muydu? Bir tanıma sahip olur muydu? Zihinde olabilir miydik? Yani; düşünme diye bir şey olur muydu? Beklenti diye bir şey olur muydu? Aklından, kalbinden ne geçerde an’da var olmaz mıydı? Form olur muydu? Ya da çoklu mu olurdu?

Rüyalarda mesela “zaman” kavramı diye bir şey var mı? Rüyada hiç geçmişi ya da geleceği düşünür müyüz? Ya rüyalar gerçek, gerçek dediğimiz bu sanal realite bir rüyaysa?

Bizim Öz’ümüz; gerçekte tanımsız, yargısız, an’da, beklentisiz, ona göre hiçbir şey anlamlı ve de önemli değil... Yani; zamansız... Zaman’ı hayatımıza zihnimizle almış olabilir miyiz? Zihnin bildiği her şey birer yalansa, zaman da gerçekte olmayabilir mi?

Her şey O’nun içinde, O her şeyin içinde... Ve de her birimizin... Artık sonsuz ve sınırsız olan, O’ndan gelen varlığımızı alıp, kabul etme vakti değil mi? Artık, tüm kimliklerimizi, tanımlarımızı, yargılarımızı, inançlarımızı, yani; zihin yoluyla bizi biz yapan zannettiğimiz her ne varsa her birini bırakıp, “hiç” olma, böylece Bütün’ün parçası olarak akma ve ol’ma halinde varolmanın vakti gelmedi mi? Şimdilik, en azından zaman kavramıyla oyunlar oynasak ( ki her birimiz bunu yapıyoruz ve şaşırıyoruz aslında) bu ne yaratırdı?

Duygu Şen Aytaç